Lara yatağında bir sağa bir sola döndü. Uykusu bir türlü gelmedi. Önce koyunları saydı. Aklına anne koyun, baba koyun, çocuk koyun, kardeşi, kuzeni, arkadaşları geldi. Fakat gelenler arasında bir türlü uykusu yoktu. Kolunu yorgana doladı. Yatağın bir başından öbür yanına yeniden döndü. Çok geçmeden pat! diye bir ses yükseldi. Lara dönerken hızını alamayınca kendini yerde buldu. Halının üstündeyken başına geleni anladı, gülümsedi. “Yine ucuz atlattım ama şimdi uykum iyice kaçtı.” dedi. Bu ilk düşüşü değildi. Kalktı, odasındaki lambayı yaktı. Çekmecesini açtı. Defter ve kalemini çıkarıp yazmaya başladı.
“Sevgili günlük,
Koyunlar uykumu nereye götürdü? Söyle bana. Seninle sıkı bir pazarlığa varım. Eğer onu bana geri getirirsen söz, sana sakladığım kurabiyelerden vereceğim. Pışııık, yerini asla söylemem. Saat on olmadan bekliyorum. Yoksa kurabiyeleri rüyanda görürsün. Artık uyumam lazım. Dinle beni. Benimle dost olmanı öneririm.
Uyur düşer Lara”
Sayfayı kapattı. Yatağına geri döndü. Esnemeye başladı. Günlük onu dinlemiş olacak ki uykusu geri geldi. Lara ne zaman bir şey isterse önce defterine yazardı. Sayfalar hayalleriyle doluydu. Ertesi akşam günlüğünü yeniden eline aldı. Sayfaları çevirdi. Son sayfada ona ait olmayan bir yazı gördü. “Nasıl olur? Bana bu notu kim yazmış olabilir?” diye haykırdı. Kalbinin küt küt attığını hissetti. Orada ne yazdığını çok merak etti. Masasına kuruldu. Gözlerini kocaman açarak okumaya başladı.
“Sevgili Lara,
Koyunlar kaçtı. Onları hiçbir yerde bulamadım. Geçen gün istediğin kırmızı elbiseyi de sana veremedim. Sonra yazdığın bisikleti, müzik çaları da. Herkes benden çok şey istiyor. İstediklerine bu yüzden bir türlü sıra gelmedi. Benimle bir anlaşmaya var mısın? Eğer diğer çocukların hayallerini yerine getirmem için bana yardım edersen, istediğin kırmızı elbiseye daha çabuk sıra gelebilir.
Not: Üst katta oturan Suna günlüğüne “Bir sabah kalktığımda çok mutlu olacağım bir şey olsun.” diye yazdı. Hayal ortağı olma işini bir düşün istersen.
Yıllardır içinden geçenleri yazdığı defterin ona karşılık vermesi Lara’yı çok sevindirdi. “Bunca zamandır beni duyduğunu biliyordum.” diyerek uykusu gelene kadar odasında zıplaya zıplaya dolaştı. Suna için aklında bir fikir vardı. Sabah olduğunda çekmecesini açtı. Sarı balonu kocaman oluncaya kadar şişirdi. İspirtolu kalemini eline aldı. Üzerine büyük harflerle “Bu günaydın Suna için!” yazdı. Ona uzun bir ip hazırladı. Suna’nın odası Lara’ların salonun tam üstündeydi. Camı açtı ve balonun ucundan tutarak beklemeye başladı. Dakikalar geçti. Hiç ses yoktu. “Galiba bu iş olmayacak.” diye düşündü. İçeri geçmeye hazırlanırken “İnanmıyorum. Bu bana mı?” diyen sesi duydu. Yavaşça ipin ucunu bıraktı. Onu görmemeliydi. Balon yukarı doğru yükselirken Suna ipi tutmayı başardı. Sesi kuşlar gibi neşeliydi. Lara “Yaşasın! Çok mutlu oldu.” derken gülümsüyordu. Akşam olduğunda cevap yazma sırası ondaydı.
“Sevgili günlük,
Ben bu işi çok sevdim. Kırmızı elbise için biraz daha bekleyebilirim. Bu arada artık koyunlara ihtiyacım yok. Boşver serbest kalsınlar. Yeni bir hayali benimle paylaşırsan cin fikirlerimden birini senin için kullanabilirim. Birazdan uyuyacağım. Yanaklarımdan öper misin? Bana sorarsan iyi uykular öpücüğünü hak ettim.
Hayal dansçısı Lara”
Sabah olduğunda Lara yatakta gerindi. Yorganı başına çekti. Yine dönmeye başladı. Yatağın ucuna geldiğini fark edince “Bu sefer uyanığım.” diyerek gülmeye başladı. Saatin alarmı ikinci defa çaldı. Artık kalkma vaktiydi. Kafasını çevirdiğinde sandalyesinin üstünde bir paket durduğunu gördü. Heyecanla yanına koştu. Üstünde bir not vardı. Önce paketi açtı. “Aaa tam da benim gördüğüm elbiseye benziyor! Seni ne kadar çok istediğimi bilemezsin.” diyerek onu üstüne tuttu. Aynanın karşısına geçti. Bu rengin ona çok yakıştığını fark etti. Aklına kenara bıraktığı not geldi. Kağıdı eline aldı, okumaya başladı.
“Canım kızım,
Mağazanın önünden geçerken içimden bir ses bu elbiseyi sana almam gerektiğini fısıldadı. Onu dinledim. Beğeneceğini umuyorum.
Sevgiler
Annen”
Lara mektubu defterinin arasına koyarken kendi kendine gülümsedi. “Ben o sesi tanıyorum anneciğim.” dedi.
