Mine merdivenlerden evine çıkarken üçüncü kata geldiğinde kapının açık olduğunu fark etti. Kafasını uzatıp ‘’Nimet teyze neredesin?’’ diye seslendi. Apartmandaki herkes onu çok severdi. Mine de her hafta sonu mutlaka yanına uğrardı.Fakat içeriden çıt çıkmıyordu. Bu normal sayılmazdı çünkü Nimet teyze ağır işittiği için genelde televizyonu son seste olurdu.
Mine ‘’Yoksa beni mi bekliyordun? Nimet teyze beni çok özledin değil mi?’’ diyerek içeri ilerledi. Girişin hemen yanındaki odaya adımını attığında Nimet teyzenin yumuşacık yatağında olduğunu gördü. Uykunun etkisiyle saçları darmadağın olsa bile hala pamuk gibiydi. Mine sessizce elini uzattı. Tel tel yanaklarına yayılan saçlar Nimet teyzenin yüzündeki kırışıkları kapatmıştı. Eli saçlarına değdiğinde burnuna çok sevdiği tarçın kokusu geldi. Gözlerini bir anlığına kapayıp kokuyu içine çekti. Açtığında Nimet teyze yatakta değildi. Hatta odada bir yatak bile yoktu. Zaten Mine bir evde de değildi. Önce ayaklarına değen çimenleri fark etti. Sanki bir rüyanın içine düşmüş gibiydi. Bakışlarını parlayan güneşe çevirdi. Her yer ışıl ışıldı. O an bir ses duydu. Ağacın arkasında gülüşen insanları görmek için adımlarını hızlandırdı.
Mine sessizce onları izlemeye başladı. Kadın kucağındaki çocuğu neşe ile havaya kaldırıp onunla oyunlar oynuyordu. Parlak yanaklar, yemyeşil gözler ona hiç yabancı değildi. Nasıl olur? Bu kadın Nimet teyzeydi. Fakat kırışıkları yoktu. Upuzun olan kahverengi saçları çok güzeldi. Onu gerçekte hiç böyle görmemişti. Eski fotoğraflarındaki haline benziyordu. Mine her akşam yatağına uzandığında bir gün zamanlar arası yolculuk yapacağını düşlerdi. ‘’Yaşasın! Kurduğum hayaller sonunda gerçek oldu.’’ derken içi sevinçle doldu. ‘’Bu bir rüya olmalı. Zaman makinesi icat olsa benim kesin haberim olurdu.’’ diye mırıldandı. Uykuda olup olmadığından emin olmak için koluna bir çimdik attı. Hayret, kolu hiç acımıyordu. Tam da tahmin ettiği gibi, bu bir rüyaydı. Fakat rüyayı gören kendisi değildi. Peki Nimet teyzenin burada ne işi vardı? Aklındaki sorulara cevap bulmak için hızla onun yanına koştu.
‘’Nimet teyze burada ne yapıyorsun?’’
Kadın karşısında duran bu küçük kıza gözlerini kırpmadan baktı.
‘’Adımı nereden biliyorsun? Daha önce karşılaştığımızı hatırlamıyorum. Annen yakınlarda mı?’’ diye sordu.
‘’Hayır Nimet teyze, ben Mine. Hani her haftasonu sana geliyorum, bana tarçınlı kek yapıyorsun. Hatta bana çocuklarını ne kadar çok özlediğini anlatıyorsun. Fotoğraflarını gösteriyorsun. Beni unutmadın değil mi?’’
Mine içindekileri bir çırpıda ortaya döktü. Fakat Nimet teyzenin gençlik yıllarındaydı. Mine’yi tanımaması aslında normaldi.
‘’Peki biz nereden tanışıyoruz?’’
Mine ‘’Küçük Bahçe Sokak’taki apartmanda yaşıyoruz. Sen bizim komşumuzsun.’’ diye mırıldandı.
‘’Orası benim en sevdiğim sokak. Çocuklarımla her hafta oradaki parka geliyoruz. Fakat biz orada yaşamıyoruz.’’
Mine artık pes etmişti. Zamanını iyi kullanmalıydı. Ne de olsa her gün bir rüyaya misafir olmuyordu. Oradan uzaklaşmak için arkasını döndü. Çimlerin üstünde oynayan çocuk ‘’Anne bu abla senin tarçınlı kekini nereden biliyor? Hani onu sadece bize yapıyordun?’’ diye sordu. Mine geçmişe dair bir ipucu yakaladığı için gülümsedi. Nimet teyzenin her mutfağa girdiğinde ‘’Bu keki benden güzel kimse yapamaz. Çünkü içine kalbimden bir parça koyuyorum.’’ dediğini hatırladı. ‘’Bu, canım Nimet teyzemin gizli tarifi.’’ diye fısıldadı.
Mine yeniden burnuna gelen tarçın kokusu ile hiç düşünmeden gözlerini kapadı. Açtığında Nimet teyzenin yanıbaşındaydı. Kadın da aynı anda gözlerini açtı ve ‘’Korkuttun beni. İçeri nasıl girdin’’ diye sordu. Mine kalbi küt küt atarken ‘’Neler oldu bir bilsen?’’ diye söze girdi. İçi içine sığmıyordu. Hayatında ilk defa böyle bir an yaşamıştı. Nimet teyze ise ondan önce davrandı, konuşmaya devam etti. ‘’Çok güzel bir rüya gördüm. Yıllar öncesine gittim. Sevdiğim herkes yanımdaydı. Nasıl mutlu oldum anlatamam.’’ dedi. Yanakları gibi yüzü de birden parladı.
Mine kollarını açıp onu her zaman sevgiyle kucaklayan pamuk saçlı kadına sıkıca sarıldı. Kadının gözleri mutluluktan daha da bir ışıldar oldu. Hem Nimet teyze, Mine’yi rüyasına çağırıp ‘’Sevdiğim herkes yanımdaydı.’’ dememiş miydi? Demek ki onu her hafta ziyaret eden bu küçük kız, onun için çok önemliydi. Zaten Mine hem onu hem de birlikte keyifle hazırlıkladıkları tarçınlı keki çok seviyordu. Fırından gelen bu kokuyu unutsa da Nimet teyzenin gizli tarifini asla unutmazdı.
