Burak kulağını açtı, pür dikkat etrafı dinledi. Çıt çıkmıyordu. Babasının horlaması hariç. Onun da uyuduğundan emin olduktan sonra sessizce bir adım attı. Mutfağa ulaştığında dolabın üstündeki o ışıltı kutuyu bulması hiç zor olmadı. Pijamasının kocaman ceplerine kimseyi kuşkulandırmayacak kadar çikolata doldurdu. Bir iki tane ona fazlası ile yeterdi zaten. Odasına geri döndüğünde nefesini tuttu. İlk…
Etiket: Hayal Kurmak
Doğruyu Söyle
Ata’ya ‘’Benimle dalga geçme. Hoşuma gitmiyor.’’ dedim. Hem de kaç kere. Fakat o her defasında ‘’Tarz değilsin.’’ diyerek karşıma geçip gülmeyi tercih etti. Bu hiç komik değil. O gün yine aynısı oldu. Özlü sözünü söyledi ve kendi çarpık dişlerine bakmadan ağzını kocaman açarak gülmeye başladı. ‘’Sen kendine bak!’’ diyerek oyun odasından çıktım. Kapı kapkaranlık bir…
Kırık Pastel Boya
Yılın en heyecanlı günü gelip çattı. Dilek perisi Nunu’nun en yoğun zamanı. Çünkü bugün nisan ayının son günü. Bora sabah erkenden kalktı. Resim defterinden bir sayfa kopardı. Eskimesine rağmen vazgeçemediği kırık pastel boyalarla dolu kutuyu eline aldı. Beyaz, mavi, siyah ve gri renklerini seçti. Antartika’yı anlatacağı resmi için ilk çizgiyi atmaya hazırdı. Küçükken izlediği çizgi…
Lunaparka Biri Aranıyor
Canım çok sıkkın. Bugün annem işten yine uyku saatime yakın döndü. Odamın kapısını açtı. ‘’İyi geceler Sinem!’’ dedi ve odasına çekildi. Hepsi bu. Belki bana sorular sorar diye bekledim. Mesela ‘’Günün nasıl geçti? ’’ dese ne güzel olurdu. Ben de ‘’Anne kimse benimle ilgilenmiyor. Ben galiba görünmezim.’’ diye karşılık verirdim. Acaba annem merak edip de…
Labirent Kafe
Eda Labirent Kafe’nin tam önündeydi. İşlemeli, kocaman ana kapıdan geçti. Ayağını içeri uzattı. Yerler masmavi bir halıyla kaplanmıştı. Duvarda ise kocaman bir fotoğraf yer alıyordu. Hızla akan nehrin üzerinde botla ilerleyen ve heyecanı yüzlerinden okunan insanlar vardı. Eda bir süre gözlerini onlardan alamadı. Burayı nereden duyduğunu bir türlü hatırlayamasa da çok merak ediyordu. İçeri geçecekti…
O Mu? Bu Mu?
Lale, ailesinin ısrarı sonrası yaz kampına katılmaya karar verdi. Okuldan arkadaşları ile geldiği bu kamp, ormanın girişinde yer alıyordu. Çevrede onlardan başka kimse yoktu. İlk gün etkinlikler bittikten sonra Lale uzaklardan uluyan bir köpek duydu. İçinden ‘’Dur, gitme!’’ diyen sese rağmen oraya doğru yürümeye başladı. Güneş batalı çok olmuştu. Her adımda duyduğu hışırdayan yaprakların sesi…
Oyuncakçı Dükkanı
Okula giderken Halim amcayı gördüm. Her zaman yaptığı gibi erkenden dükkanını açıyordu. Saat henüz sekiz olmamıştı. Yanına yaklaşıp ‘’Günaydın!’’ diyerek selam verdim. Dükkana değişik şeyler gelmiş mi diye merak ediyordum. Burası mahallede en sevdiğim yerdi. Hemen vitrine göz gezdirdim. Halim amca ne düşündüğümü anlamış olacak ki ‘’Yeni oyuncaklar haftasonu gelecek. Mutlaka uğra.’’ dedi. Heyecanla ‘’Yepyeni…
Herkes Kedi Sever Mi?
Bir çırpıda ‘’Onların bize hiçbir zararı dokunmaz ki! Ne olur eve alalım. Ben bakarım. Söz veriyorum.’’ dedim. Fakat söylediklerimin annem üzerinde bir etkisi olmadı. Hem küçücük bir kedi, evi ne kadar dağıtabilir ki? Belki biraz tüy döker. Onu da ben toplarım. Bu, annemin ilk hayır deyişi değildi. Geçen sene bir gün yan komşumuz Can’lara gittim….
Dilek Oyunu
Asa ve Mina ellerini birbirlerine uzatarak tam ortada birleştirdiler. Gözlerini kapadılar. O an arkalarında duran ahşap masa, salonun köşelerine yerleştirilen renkli çiçekler, üzerine uzanmak için can attıkları yumuşacık yer yastıkları ve duvarları kaplayan göz kamaştırıcı resimler, hepsi karanlığa gömüldü. Tek hissettikleri avuçlarındaki sıcaklıktı. Ellerini indirmeden en uzun kim dayanacak oyunu oynuyorlardı. Oda sessizliğe gömülmüşken cevabını…
Gitti Mi? Gitti Mi?
Suzi heyecanla “Göl çok sıcak, Cem gelsene beraber yüzelim!” diye seslendi. Cem kafasını gökyüzüne çevirerek “Onu bırak da burada güneş hiç kaybolmuyor, bunu fark etmiş miydin? Baksana sabah akşam hep bizimle.” diyerek karşılık verdi. Cem, yağmurun hiç dinmediği bir ülkeden Makedonya’nın en eski şehirlerinden olan Ohrid’e ailesiyle tatile geldi. Yaşadığı yerde güneş çok az görünürdü….