Tavşi ile Âla

Âla ‘’Sen de nereden çıktın?’’ diye korkuyla seslendi. Tavşi ormanda nasıl da ‘’Pat!’’ diye önüne düştü? Hiç beklemeden ‘’Burası benim evim. Asıl sen burada ne yapıyorsun?’’ diye cevapladı. Arkadaşları ona hep Tavşi diye seslenirdi. Her birinin farklı bir ismi vardı. Bazı tavşanlar kahverengi bazısı ise gri olurdu. Tavşi ise bembeyazdı. Göbeğindeki tüyler her hareketinde havalanırdı….

Bu Oyun Hep Sürsün

Rüzgar ‘’Hoşgeldiniz!’’ diye fısıldadıAğaçlar sallandıYapraklar heyecanlaHavalara fırladıDaldaki kuş kanatlandıToprak yumuşadıDoğanın dansı başladı ***************************** Birden bir köpek havladıPatır patır adımlar attıHızla koşan bir çocukOna doğru yaklaştıBu oyun hep vardıBiri diğerini mutlaka yakalardı *****************************Nefes nefese koştularSonra birbirlerine kavuştularArtık mutluydularGüneş onlara el salladıHerkesin içi ışıldadıDoğa canlandıYarın bu oyunYeniden oynanacaktı

Herkes Kedi Sever Mi?

Bir çırpıda ‘’Onların bize hiçbir zararı dokunmaz ki! Ne olur eve alalım. Ben bakarım. Söz veriyorum.’’ dedim. Fakat söylediklerimin annem üzerinde bir etkisi olmadı. Hem küçücük bir kedi, evi ne kadar dağıtabilir ki? Belki biraz tüy döker. Onu da ben toplarım. Bu, annemin ilk hayır deyişi değildi. Geçen sene bir gün yan komşumuz Can’lara gittim….

Rüzgarın Fısıltısı

Tavşan Tütü camı açtıRüzgar ona yaklaştıDedi ki ‘’Uzun zamandır evindesin.Arkadaşların ne yapıyor bilir misin?Yeter bu kadar mola.Hadi çık artık yola!’’ Tütü rüzgarı dinlediDoğru söylediğini hissettiHerkesten uzaktaArkadaşlarını çok özledi Onu karga karşıladı Sessizce fısıldadı‘’Hoş geldin sokağımıza’’Bizimlesin bundan sonra!’’ Mutlu oldu TütüAttı bir adım daha Çok geçmeden daldaSincabı fark etti‘’Nerelerdeydin? Bizi hiç özlemedin mi?’’ Diye seslendiHerkesin bir diyeceği vardıTütü her…

Pencereden Pencereye

Kalktım bir sabah erkendenBaktım, kuşlar cıvıldıyor penceremdenYatağım yumuşacıktıMutluyum dedim içimdenYine de döndüm durdumAnnem geldi çok geçmeden‘’Hadi kalk kızım!’’ dedi hiç beklemeden Mutfağa geçtimGerçeklerle yüzleştimBabam yine dertliydiAnnemse çok bitkindiOkula gidecektim Sınavlar beni beklerdiBir kuş öttü yineSordu ‘’Hala mutlu musun?’’ diye Servisime bindimYolda sosyal medyaya girdimHerkes ışıl ışıldıParlak kıyafetlerle bahçelerde Çok eğleniyorlardıKimse dertli sayılmazdı Hey, kuş neredesin?Peki ya ben? Dedim…

Beklenmeyen Haber

Arda okula gitmek için erkenden kalktı. Üstünü giyer giymez mutfağa geçti. Dolaptan Zeytin’in mamasının bulunduğu kabı aldı, çantasına attı. Her sabah yaptığı gibi yürüme mesafesindeki okuluna gitmek için artık hazırdı. Sokağa çıkınca gözleri onu aradı. Zeytin tüm işi onu okula bırakmakmış gibi başı önde, kuyruğunu sallayarak yanına yaklaştı. Arda bir yandan günlerdir aklından çıkmayan şarkıyı…

Gülümse, Çekiyorum!

Martı Leyli günlerdir İtalya üzerinde uçuyordu. Geride kalan yaz, yerini esen rüzgarlara bırakmıştı. Leyli’nin amacı sıcak bir yer bulmaktı. Boyu çok uzun sayılmazdı. Bembeyaz tüyleri ve turuncu bir gagası vardı. Çoğu martı gibi su kenarlarını çok severdi, tabi bir de masmavi gökyüzünü. Ormanın içinde şırıl şırıl akan şelaleyi görür görmez iniş yapmak için harekete geçti….

Güle Güle Minik Serçe

Odada “Tık tık tık” sesi duyuldu. Elif “Bu ses nereden geliyor?” diye düşünerek etrafına baktı. Görünürde bir şey yoktu. Birkaç saniye sonra aynı ses tekrar etti. Gözü penceresinin önünde duran kuşa takıldı. Küçücük gagası ile pencereye vuruyordu. Elif dikkatli bakınca kuşun yaralı olduğunu fark etti.  “Anne, çabuk koş! Cama yaralı bir kuş kondu.” diye bağırdı. …

Ormandaki Ses

Önce ayak seslerini duydum. Yaprakların hışırtısı her adımda ormanda yankılanıyordu. Kalabalık olmalıydılar çünkü sesler gittikçe artıyordu. Çok geçmemişti ki aralarından biriyle göz göze geldim. O an korkuyla arkamı dönerek uzaklaşmak istedim. Bu ormanın koruyucusu ceylanım ben. Hassas kulaklarım etrafta olan her şeyi haber alır. Çok narin göründüğümü söylerler, aslında hızlı ve esneğimdir. Onun için peşime…

Ben Buradayım

Neyse ki beni henüz fark eden olmadı. Günlerdir ağaçların arkasından izliyorum olanları. Gün geçtikçe zorlanıyorum çünkü siper aldığım ağaçlar bir bir azalıyor. Ben bir sokak köpeğiyim. Kendimi bildim bileli güneşin parlattığı sokaklarda dolaşıyorum. Siyah ve beyaz tüylerim sırayı bozarcasına vücuduma dağılmış sanki. Sürekli koştuğum için güçlü kaslarım var. Geçen yaz günlerce süren orman yangınlarından sonra…