Kategori: Öyküler
-
Dile Benden Ne Dilersen
“Onunla konuşmak istemiyorum.” dedi Beyza. Hızla ellerini bağlayıp koltuğa oturdu. Babası “Bugüne kadar iyi anlaşıyordunuz. Arkadaşın şimdi sana ne yaptı?” diye sordu. “Benim yaptıklarımı küçümsüyor. Bunu hep yapıyor. Artık onunla görüşmeyeceğim işte!” Beyza çok kararlıydı. Pelin ile aynı sınıftaydı. Onunla ne zaman oyun oynamaya kalksa kendini kötü hissediyordu. Beyza’ya “Hızlı değilsin.”, “Koşamıyorsun.”, “Böyle oynayacaksan hiç…
-
Yıldızların Işığı Söner Mi?
Simi yatmadan önce gökyüzüne bakıp yıldızlarla konuşmayı çok severdi. O akşam balkona çıktı. Yüzünü parlayan yıldızlara çevirdi. “Ne kadar uzaktasınız.” diye mırıldandı. Keşke ona karşılık verebilselerdi. *** Birden gökyüzü kapkaranlık oldu. Sanki yıldızların ışığı sönmüştü. Yeryüzüne dökülüyorlardı. *** Simi yaklaşan bir yıldıza hayretle “Neden düştünüz? Başınıza ne geldi?” diye sordu. “Işığımızı aramak için yeryüzüne indik.” …
-
Sihirli Hayaller
Arda kitaplığından Esrarlı Ada’yı aldı. Her zaman yaptığı gibi okumaya arka yüzünden başladı. “Yazar Jules Verne, Fransa’da doğmuştur. Amiens şehrinde 34 yıl yaşamıştır. Burada 18 yıl kaldığı ev müzeye çevrilmiştir.” yazıyordu. Arda “Büyüyünce bu müzeyi göreceğim.” diye mırıldandı. Kitabın birkaç sayfasını okudu. Saat geç olmuştu. Uykusuna yenik düştü. Çok geçmeden gözleri kapandı. “Hoşgeldin Arda. Ben…
-
Hokus Pokus

Gökhan okul servisinden indi. Çok geçmeden arkadaşının ‘’Hadi başlıyoruz. Geç kalma.’’ dediğini duydu. Futbol en sevdiği spordu. ‘’Geliyorum. Sakın bensiz başlamayın.’’ diye cevap verdi. Hızla yanlarına koştu. Gökhan bulduğu her fırsatta maç yapmak için can atardı. Bacaklarındaki yaralar hep bundandı. Mesela dizindeki iz, beş yaşından kalmaydı. Doğum gününde top peşinde koştururken olmuştu. Fark etmeden düşmüş…
-
Ben Kimim?
Benim adım Lili. Sekiz yaşındayım. Yıllar çok hızlı geçiyor doğrusu!Arkadaşlarım boyumun çok uzun olduğunu söylüyor. Sırık gibiymişim. Okuldaki dolapların en üst rafına yardım almadan bir tek ben uzanabiliyorum. Yoksa bu iyi bir şey değil mi?***Gözlük takıyorum. Dört göz diyorlar bana.Rengarenk gözlüğüm benim kadar eğlenceli. Acaba bunu başkaları da görüyor mu?***Ayaklarım biraz büyük. Koca ayakmışım. Yere sağlam basıyorum aslında.***Konuşmayı…
-
Unutma Oyunu
Sokağımızın köşesinde Munise teyzeyi gördüm. Yağmur yağıyordu.Her yeri ıpıslak olmuştu.***‘’Munise teyze neden kaçmıyorsun?’’ dedim merakla.‘’Yaşamak böyle güzel.’’ dedi. ‘’Peki kuruyken değil mi?’’ dedim. ***Bir yandan onu kenara çekiştirmeye çalıştım. Apartmanın girişine sığındık.***‘’Seni merak ederler. Neden evde değilsin?’’ diye sordum.Birden korkuya kapıldı. ‘’Annem beni unuttu. Kayboldum.’’ dedi gözlerime bakarak. ***Munise teyze önceden anneannemin arkadaşıydı.Şimdi ise benim arkadaşım.***Sürekli kayboluyor. Sokaklarda dolaşıyor.‘’Hadi beni…
-
Büyükleri Anlamıyorum

Büyükleri anlamıyorum. Aynı dili konuşuyormuşuz.Peki söyledikleri neden bu kadar yabancı?***Yemek yerken babam ‘’Kızım kaç gündür aklın havada.’’ dedi sessizce. Hemen havaya baktım. Sonra başıma dokundum. Yoo, aklım yerindeydi.Bana bakıp gülmeye başladılar. ***Yemekten sonra birlikte masayı topladık.Bu işin peşini bırakmayacaktım. ***Annem ‘’Eve yürüyerek geldim.’’ dedi.‘’Çok yoruldun mu?’’ dedim üzülerek. ‘’Ayaklarıma kara sular indi.’’ diye devam etti.Hemen ayaklarına baktım. ***O gün yağmur yağmamıştı. ‘’Suyu nereden…
-
Ormandaki Ses

Önce ayak seslerini duydum. Yaprakların hışırtısı her adımda ormanda yankılanıyordu. Kalabalık olmalıydılar çünkü sesler gittikçe artıyordu. Çok geçmemişti ki aralarından biriyle göz göze geldim. O an korkuyla arkamı dönerek uzaklaşmak istedim. Bu ormanın koruyucusu ceylanım ben. Hassas kulaklarım etrafta olan her şeyi haber alır. Çok narin göründüğümü söylerler, aslında hızlı ve esneğimdir. Onun için peşime…
-
Evimizden Çok Uzakta

Bugün size kendi öykümü anlatacağım. Benim adım ‘’Kara’’. Ormandaki arkadaşlarım hiçbir yerde göremeyecekleri simsiyah tüylerimden dolayı bana bu ismi verdi. Aslında ben bir kara tavuğum. Tavuk denildiğine bakmayın, uçmayı çok seven bir kuşum ben. Yumuşacık tüylerim tek bir renkten oluşuyor. Minik bedenimde siyahtan başka bir renk olmamasına rağmen parlak turuncu renkli bir gagam var. Kimi…
-
Eyvah, Begonviller Soluyor!

‘’Eyvah geliyor!’’ diye korkuyla titredi aramızdaki en yaşlı begonvil. Bahar geldiğinde başlamıştı hayatımız. İçimizi ısıtan güneş, tenimize değen rüzgar sayesinde büyüyorduk. Kimimiz pembe kimimiz mor renge bürünüyordu. Olduğumuz bahçeyi boydan boya kaplamayı çok seviyorduk. Parlayan renklerimiz birlikte çok daha güzel görünüyordu. El ele tutuşan çocuklar gibi bizim de çiçeklerimiz kenetlendiğimizde yayılıyordu etrafa. Kuşların şarkılarla şenlendirdiği…